HABERLER

ALDATILAN EŞİN ÜÇÜNCÜ KİŞİDEN MANEVİ TAZMİNAT HAKKI


ALDATILAN EŞİN ÜÇÜNCÜ KİŞİDEN MANEVİ TAZMİNAT HAKKI

Aldatılan eşin üçüncü kişiden manevi tazminat hakkı ile ilgili çelişkili yargı kararları olsa da halihazırda aldatılan eşin böyle bir tazminat talep etmeye hakkı olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmekte idi. Ancak Hukuk Genel Kurulunun güncel bir kararıyla bu imkan ortadan kalkmıştır.

Evlilik, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’una göre bir sözleşmedir. Evlilik sözleşmesi gereği eşler birbirlerine sadakat göstermekle yükümlüdür. Eğer eşlerden biri sadakat yükümlülüğüne aykırı davranırsa diğer eşin boşanma davası açması ve manevi tazminat talep etmesi mümkündür. Halbuki aldatılan eşin üçüncü kişiden manevi tazminat hakkı, haksız fiil sorumluluğuna dayanmaktadır.

Aldatılan Eşin Üçüncü Kişiden Manevi Tazminat Hakkı

Aldatan için manevi tazminat talebi Türk Medeni Kanun’unun 174.maddesine dayanmakta iken aldatılan eşin üçüncü kişiden manevi tazminat hakkı ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 49.maddesinde yer alan haksız fiil sorumluluğuna dayandırılmakta idi.

Bu kapsamda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (2010/4 – 129 E. 2010/173 K. 24.03.2010) aldatılan eşin üçüncü kişiye karşı dava hakkı olduğunu, üçüncü kişinin evlilikten haberdar olmasına karşın aldatmaya ortak olmasının aldatılan eş aleyhine haksız fiil teşkil ettiğini, aynı şekilde böyle bir davanın yasal temelini Türk Borçlar Kanun’unun 49.maddesinde yer alan haksız fiil eyleminin oluşturduğunu ifade etmiştir.

Fakat Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018 yılında verdiği bir kararla eski içtihadını değiştirmiş ve sadakat yükümlülüğünün eşler arasında olduğunu bu sebeple eşlerden birinin üçüncü kişiden tazminat talep edemeyeceğini kabul etmiştir. Bu kapsamda artık aldatılan eşin üçüncü kişiden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 49.maddesinde yer alan haksız fiil sorumluluğuna dayalı tazminat talebi hukuk genel kurulu kararlarının mahkemeler bakımından bağlayıcı olduğu göz önüne alındığında reddedilecektir.

Yargıtay 4.Hukuk Dairesi içtihat değişikliğinden önce de genel kurulun aksi yönünde kanaatte ve bu yönde kararlar vermekte idi. 4.Hukuk Dairesinin kararları Hukuk Genel Kurulunun güncel kararındaki gerekçeleri içermekte idi.

Aldatan Eşe Boşanma Davası Açmaksızın Üçüncü Kişiden Manevi Tazminat Talep Edilmesi

Hukuk genel kurulunun kararında aldatılan eşin öncelikle aldatan eşe boşanma davası açması zorunluluğuna yer verilmemiştir. Bu kapsamda evlilik birliği devam ederken aldatmayı öğrenen aldatılan eşin üçüncü kişiye manevi tazminat davası açması Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2018 tarihli güncel kararından önce mümkündü. Ancak bu karar ile içtihat değiştirilmiş ve dava yolu kapanmıştır.

Aldatmaya Katılan Üçüncü Kişiden Kimler Tazminat Talep Edebilir?

Aldatma sebebiyle üçüncü kişiden manevi tazminat talep etme hakkı aldatılan eşe tanınmış idi. Bu kapsamda çocukların ya da aldatılan eşin mirasçılarının dava hakkı söz konusu değildi. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2018 tarihli güncel kararıyla aldatılan eşin üçüncü kişiden manevi tazminat talep etme imkanı kalmamıştır.

Aldatılan Eşin Üçüncü Kişiden Manevi Tazminat Hakkında Son Durum      

Yukarıda da ifade edildiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/4 – 129 Esas, 2010/173 Karar, 24.03.2010 Tarih ve 2017/1334 Esas, 2017/545 Karar, 22.3.2017 tarihli kararlarında ifade olunan içtihadını değiştirmiş ve aldatılan eşin üçüncü kişiden manevi tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018 tarihli güncel kararında aldatma eylemini sadakat yükümlülüğüne aykırılık kapsamında değerlendirmenin sadakat yükümlülüğü kavramını amacını aşacak ölçüde genişletmek anlamına geleceğinden bahisle üçüncü kişiden tazminat talep edilemeyeceği görüşündedir.