HABERLER

İBRANAME İMZALAYAN İŞÇİ DAVA AÇABİLİR Mİ?


İBRANAME İMZALAYAN İŞÇİ DAVA AÇABİLİR Mİ?

İş hukukunda ibraname, işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisi sebebiyle doğan belli borçların bir sözleşme ile sona erdirilmesidir. Buna ibra sözleşmesi denir. İbraname imzalayan işçi dava açabilir ve kıdem tazminatını ile işçilik alacaklarını alabilir.İbraname ile borç ilişkisi ortadan kalkmaz. İbra sözleşmesi, borç ilişkisinden doğan belirli bir borca ilişkin yapılır. Örneğin iş sözleşmesinde işverenin işçiye ücret ödeme borcu vardır. İşveren işçiyle ödenmeyen ücret alacaklarına ilişkin ibraname imzalarsa bu durumda belirlenen borçlar ortadan kalkar. Ancak bu durum işçinin kıdem tazminatını veya fazla mesai alacaklarını etkilemez. İbraname sadece tarafların anlaştığı borçları sona erdirir. Bu bakımdan ibraname ikale sözleşmesinden ayrılır. İbraname ile sadece doğmuş alacaklar ortadan kaldırılabilir. Örneğin işveren ile işçi arasında yapılacak bir ibra sözleşmesi işçinin üç ay sonraki ücret alacakları için yapılamaz. Çünkü bu alacaklar daha doğmamıştır.

İş hayatında işçiler işten ayrılırken çoğu zaman işverenlerce ibraname imzalanması konusunda baskı görür. Kimi işçiler işverenin baskısından, imzalamazsa tekrar iş bulamayacağı korkusundan vb. sebeplerle ibraname imzalamak durumunda kalmaktadır. Aynı şekilde çoğu kişi ibraname imzaladıktan sonra haklarını alamayacaklarını düşünür. Hâlbuki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 420.maddesinde ibranamenin geçerlilik şartları açıkça belirtilmiştir. Bu şartlara aykırı yapılan ibranameler geçerli değildir ve hüküm doğurmaz. Bu sebeple geçersiz bir ibranameyi imzalayan işçi haklarını kaybetmez.

Bu kapsamda öncelikle ibranamenin geçerlilik şartlarını incelemek gerekir.

İbranamenin Geçerlilik Şartları

1.İbra Sözleşmesi Yazılı Olmalıdır.

Kanunda açıkça ifade edildiği üzere yazılı şekilde yapılmayan ibra sözleşmeleri geçerli değildir ve hüküm doğurmaz.

2.İbra Sözleşmesi İş Sözleşmesinin Sona Ermesinden En Az Bir Ay Sonra Yapılmış Olmalıdır.

İbraname açısından da söz konusu olan bir aylık süre işverenin işçi üzerindeki baskılarını azaltmayı amaçlar. Şöyle ki, 4857 sayılı İş Kanunun 19.maddesine göre iş sözleşmesinin feshinden itibaren 30 günlük süre içinde işçinin işe iade davası açma imkânı vardır. Başka bir ifadeyle iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren işçinin bir aylık süre içinde işe geri dönüp dönmeyeceği belirli değildir. Bu süreçte işverenin işçiye olan baskısını hafifleterek işçiye hareket alanı bırakılmıştır.

Ayrıca geçerli ya da haklı sebeplerle yapılan fesihlerde dahi ibranamenin geçerliliği için iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir ay beklenmelidir. Bir aylık süre işçinin kıdem, ihbar ya da fazla mesai alacaklarının ödenmesine ilişkin değildir. Süre sadece ibra sözleşmesinin geçerliliği ile ilgilidir.

3.İbra Sözleşmesinde Her Bir Alacak Kaleminin Türü Ve Miktarı Tek Tek Belirtilmelidir.

Şöyle ki, genellikle ibra sözleşmelerinde ‘tüm haklarımı aldım’, ‘alacağım yoktur’ vb. ifadelere yer verilmektedir. Hâlbuki bu ifadelerle yapılan ibra sözleşmeleri tamamen hukuka aykırıdır.

İbra sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işçinin her bir alacak kaleminin tek tek belirtilmesi gerekir. Örneğin kıdem tazminatı 10.000 TL, ihbar tazminatı 3.000 TL, fazla mesai ücreti 3.000 TL vb. şekilde tek tek döküm olarak belirtilmelidir. Aksi halde ibraname geçerli değildir ve hüküm doğurmaz.

4.Ödemeler Tam Olarak Banka Aracılığı ile Yapılmalıdır.

İbra sözleşmesi sebebiyle yapılacak ödemeler tam olarak ve banka aracılığıyla yapılmak zorundadır. Kısmi ödeme halinde ibra sözleşmesi geçerli değildir. Bu halde sözleşme makbuz hükmündedir. Bu durumlara aykırılı halinde ibra sözleşmesi geçerli değildir ve hüküm doğurmaz.

İbra sözleşmeleriyle ilgili bu şartlar destekten yoksun kalanlarla işçinin diğer yakınlarının istemeye hakları olduğu tazminat ve alacaklar dâhil olmak üzere hizmet sözleşmesinden doğan bütün haklar açısından da uygulanır.

İbra sözleşmesine ilişkin sayılan bu geçerlilik şartları sadece işçinin alacaklı olduğu durumlar için geçerlidir. Başka bir ifadeyle işverenin işçiden talep ettiği alacaklar bakımından iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir ay beklenmesine gerek yoktur. Aynı şekilde bu durumda ödemeler banka aracılığıyla yapılmasa da geçerli olur.

İbra sözleşmesine ilişkin yukarıda sayılan bu koşullar 01.07.2012 tarihli 6098 sayılı Kanun ile getirilmiştir. Bu sebeple 01.07.2012 tarihinden önce yapılan ibra sözleşmeleri bakımından ibranamenin fesihten itibaren bir aylık süre içinde yapılmış olması ya da ödemelerin banka yoluyla yapılmamış olması ibranameyi geçersiz kılmaz.

İbraname İmzalayan İşçi Ne Yapabilir?

Yukarıda ifade olunduğu üzere ibranamenin geçerliliği için belli şartların varlığı gerekir. Bu şartların biri dahi mevcut değilse ibraname imzalayan işçi ibraname ile bağlı değildir. Bu kapsamda işçi yasal haklarını işverenden talep edebilir. İşçi kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacakları için işveren noterden ihtarname çekerek ödeme için makul bir süre vermeli, tanınan mühlet içinde işveren ödeme yapmazsa iş mahkemesinde dava açmalıdır. Elbette iş davalarında zorunlu arabuluculuk uygulaması da göz ardı edilmemelidir.

Yargıtay’a Göre İş Hukukunda İbranameyi Geçersiz Kılan Diğer Durumlar

>İş ilişkisi devam ederken yapılan ibra sözleşmeleri geçerli değildir ve hüküm doğurmaz.

>İbranamenin tarih içermemesi ve içeriğinden ibranamenin fesihten sonra düzenlendiğinin anlaşılamaması durumunda ibraname geçerli değildir ve hüküm doğurmaz.

>Miktar içeren ibra sözleşmeleri bakımından tam olarak yapılan ödemeler bakımından borç ifa ile sona erer. Ancak kısmi ödemelerde ibra sözleşmesi geçerli değildir ve sözleşme kısmi ödeme sonrası makbuz hükmünde sayılır.

>İşçi ibranamede yasal haklarını saklı tuttuğuna ilişkin bir beyanda bulunmuşsa ibraname geçerli değildir ve hüküm doğurmaz.